Yapılan epidemiyolojik ve deneysel çalışmalar, yüksek düzeyde florür maruziyetinin özellikle gelişim çağındaki çocuklarda bilişsel işlevler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün suya önerdiği sınırın (1,5 mg/L) üzerindeki florür konsantrasyonlarına uzun süre maruz kalan çocuklarda ortalama IQ puanlarının düştüğü; hayvan modellerinde ise sinir hücrelerinde oksidatif stres, mitokondriyal işlev bozuklukları ve nöroinflamasyon gibi mekanizmalar aracılığıyla öğrenme ve hafıza kaybı gözlendiği bildirilmektedir. Bununla birlikte, toplum sağlığı açısından diş çürüğünü önlemek amacıyla suya eklenen ve genellikle 0,7 mg/L civarında tutulan düşük doz florürün zihinsel fonksiyonlar üzerinde belirgin bir olumsuz etkisi olduğuna dair sağlam kanıt henüz bulunmamaktadır. Erişkinlerde ise florür maruziyeti ile bilişsel performans arasında anlamlı bir ilişki saptanamasa da fazla maruziyetin birtakım sorunları da beraberinde getirebileceği söyleniyor. İşte florür ile zihinsel fonksiyonlar arasındaki ilişki…
FLORÜR VE SİNİR SİSTEMİ ETKİLEŞİMİ
Florür, kan-beyin bariyerini geçerek beyin dokusunda birikebiliyor ve oksidatif stres ile nöroinflamasyon yoluyla sinir hücre fonksiyonlarını bozabiliyor. Yüksek doz florürün, enolaz gibi enerji metabolizmasında kritik enzimleri ve nörotransmiter dengesini etkileyerek öğrenme ve bellek süreçlerinde aksamalara yol açtığı hayvan çalışmalarında gösterilmiştir.

ÇOCUKLARDA IQ VE BİLİŞSEL İŞLEVLER
Meta-analizler, içme suyunda 1,5 mg/L’nin üzerindeki florür konsantrasyonlarının çocuklarda ortalama IQ puanlarında düşüşle ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor. ABD Ulusal Toksikoloji Programı’nın 2024 monografı da bu ilişkiye “orta güven” düzeyiyle dikkat çekmiş, fakat 0,7 mg/L’deki önerilen dozların bilişsel işlevler üzerinde belirgin olumsuz etkisi için yeterli veri bulunmadığını vurgulamıştır.

GELİŞİMSEL DÖNEMLERİN ÖNEMİ
Fetüs ve erken çocukluk döneminde kan-beyin bariyerinin tam olgunlaşmamış olması, florürün beyin dokusuna daha kolay nüfuz etmesine imkân sağlıyor. Özellikle prenatal maruziyetin sinir ağı oluşumu ve nörotransmiter sistemlerinin kalıcı gelişimini etkileyebilme potansiyeli araştırmacıların en çok üzerinde durduğu konular arasında yer alıyor.

DÜŞÜK DOZ FLORÜR GÜVENLİĞİ
Diş çürüğünü önlemek amacıyla suya eklenen 0,7 mg/L civarındaki florür dozunun zihinsel fonksiyonlar üzerinde anlamlı bir zarar verdiğine dair sağlam bilimsel kanıt henüz yok. Bu nedenle, koruyucu düzeydeki uygulamaların fayda/riski dengesi sağlanarak devam ettirilmesi önerilmektedir.
Yüksek doz florürden kaçınmanın önemi bilimsel verilerle desteklenirken, önerilen doz seviyelerinde kullanımın faydaları göz önünde bulundurulmalı. Gelecekte, düşük düzey maruziyetin nörogelişim ve uzun dönem zihinsel sağlık üzerindeki etkilerini aydınlatacak kapsamlı, kontrollü çalışmaların sürdürülmesi ise kritik olacaktır.







