Anasayfa / EĞİTİM / Paralel Evrende Yaşayan Diğer Sen Gerçek Olabilir mi? Aynı Anda Birden Fazla Hayat Yaşamak Mümkün mü?

Paralel Evrende Yaşayan Diğer Sen Gerçek Olabilir mi? Aynı Anda Birden Fazla Hayat Yaşamak Mümkün mü?

Belki de evrenimiz, her kararımızın koskoca bir ağacın dalları gibi sonsuz sayıda uzayıp gittiği muazzam bir ormandır. Bir an kendimizi İstanbul’un ışıklı sokaklarında yürürken hayal ediyorsak, bir başka dünyada o sokaklar bambaşka bir kadının ellerinde çay kokusuyla ısınıyor, üçüncü bir gerçeklikteyse cesur bir bilim insanı olarak karadeliklerin sırlarını çözüyoruz. Her seçim, o seçimden ayrılan bir yol; her yol, bizi “biz” yapan seçeneklerin titreyen yansıması. Kuantum parçacıkları süperpozisyondayken, biz de aynı anda farklı hayatları yaşıyor olabiliriz. Bir evrende ressam, diğerinde astronot, bir başkasında unutulmuş bir şairizdir belki de. Böylece “ben” dediğimiz kimlik, tek bir hikâye olmaktan çıkıp gökyüzüne serpilmiş yüzlerce yıldız gibi parlıyor. Ufacık bir tesadüf, o yükselen fikir, tanışılan yabancı, atılan adım yüzlerce paralel benliği uyandırıyor, sessiz bir çoğalmayla her biri kendi melodisini çalmaya başlıyor. Belki de bazen içimizde hissedilen o derin tanıdıklık, başka bir dünyada yazdığımız öyküden yansıyan yankıdır. Peki paralel evren sayesinde aynı anda birden fazla hayat yaşamak gerçekten mümkün mü?

PARALEL EVRENDE BENDEN BİR TANE DAHA VAR MI?

Paralel evren kavramı, günümüz kozmolojisinde evrenin tek bir bütün olmadığını, aksine büyük patlama sonrası süregelen kozmik enflasyonun farklı bölgelerde kendini tekrar eden, fakat birbirinden kopuk “baloncuk” evrenler yarattığını öne sürer. Bu baloncuklar arasında ışık hızıyla bile etkileşime geçilemeyecek kadar geniş mesafeler bulunur. Her baloncuk, bizim fiziksel kanunlarımızın, kuantum mekaniği, görelilik teorisi gibi alabileceği farklı sabit değerler, başlangıç koşulları ya da temel parçacık dizilimleri içerebilir. Böylece teorik olarak bizim evrenimize benzeyen, fakat ayrıntılarda ya da büyük ölçekli yapıda farklılıklar gösteren sayısız paralel evren varlığı ihtimali doğar.

Paralel evrende yaşayan bir “diğer sen”den söz etmek, önce “gerçeklik” tanımını sorgulamayı gerektirir. Eğer her evren kendi iç tutarlılığı içinde var oluyorsa, içindeki bilinçler de kendi perspektiflerinde gerçeklik yaşarlar. Ancak bizim “gözlem” dediğimiz eylem, evrenler arası sınırı kabaca bir perde gibi kapatır; bir baloncuktaki bilincin diğerini doğrudan deneyimlemesi ya da etkileyebilmesi teorik olarak imkânsızdır. Dolayısıyla fiziksel açıdan “diğer sen”, kendi bağlamında gerçek sayılabilir ama gerçeklik izleme yöntemleriyle asla doğrulanamaz veya deneyimlenemez.

YALNIZCA ZİHİNLERDEKİ BİR METAFOR

Aynı anda birden fazla hayat yaşama fikri, bazen kuantum süperpozisyonuna metaforik bir gönderme şeklinde kullanılır. Kuantum düzeyinde bir parçacık, ölçülene kadar birden fazla olasılıkta aynı anda bulunur; ancak ölçüm yapıldığında tek bir sonuç elde edilir. Bilinç söz konusu olduğunda, evrendeki potansiyel “benlik” halleri de benzer bir şekilde “ölçülene” kadar bir aradalık taşıyabilir fakat deneyimlenebilecek tek bir bilinç hali ortaya çıkar. Bu yüzden birden fazla hayatı eşzamanlı yaşamak, kuantum düzeyinin getirdiği belirsizliğin makro ölçekte doğrudan yansıması değil, yalnızca zihinlerde kurgulanabilecek bir metafor olarak kalır.

ASLINDA BAĞIMSIZ BİR BİLİNÇ OLARAK VARSIN

Felsefi açıdan kimlik ve benlik soruları da bu tartışmayı derinleştirir. “Sen” dediğimiz varlık, anılar, kararlar, bedenin biyolojik süreçleri ve çevrenden aldığı sürekli geri bildirimle şekillenir. Her evrendeki “alternatif sen”in anıları ve seçimleri farklı olacağından, içsel deneyim bütünlüğü de değişecektir. Bu durumda paralel evrende var olan “sen”, aslında başka birinin yaşantısına sahip bağımsız bir bilinçtir; bizim benlik anlayışımızın uzantısı değil, özellikle birbirinden ayrışmış eşzamanlı varoluşlar zincirinin bir halkası olur.

Bugün için paralel evrenleri doğrudan test edebilecek deneysel bir yöntemimiz bulunmuyor ve bilincin doğası hâlâ tam olarak çözülebilmiş değil. Bu nedenle “aynı anda birden fazla hayat yaşamak” hem teknolojik hem de epistemolojik anlamda imkânsız görünüyor. Yine de bu düşünce deneyi, evrenin yapısını, zamana, bilince ve gerçekliğe bakışımızı zenginleştirerek hem bilim hem de felsefe alanında yeni sorular doğuruyor.

Etiketlendi: